
"Kıııı—"
Paslı kapının açılma sesi ve karanlıkta yavaşça açılan o yükleme ekranını hatırlıyor musun? 1990'ların sonlarında, oyuncuların uykusunu kaçıran o 'Biohazard' geri döndü. Ancak bu dönüş bir şekilde garip. Konsol oyun kumandasını tutarak terleyen korku değil, akıllı telefon ekranına dokunarak kaynak toplayıp binalar inşa ettiğimiz 'strateji' dünyasına dönüşmüş durumda. 5 Şubat'ta, Kore ve Tayvan pazarına giriş yapan Joycity'nin iddialı projesi 'Biohazard Survival Unit' hikayesi. Gazeteci, doğrudan Raccoon City'nin harabelerine atlayarak, bu oyunun hayranlara bir 'aşk mektubu' mu yoksa anıları teminat olarak alan bir 'fatura' mı olduğunu araştırdı.
Oyunu ilk başlattığımda, gazeteci beklenmedik bir kalite ile şaşkınlığını gizleyemedi. Geliştirici ekip, orijinal hayranların kalbini çarptıracak unsurları ön plana çıkarmayı başardı. Karakter yürüdüğünde bakış açısının aniden değiştiği o rahatsız edici ama özlem duyulan 'sabit kamera (Fixed Camera)' ve kırmızı mücevheri bulup mücevher kutusuna yerleştiren bulmaca. Başlangıçtaki deneyim, bildiğimiz o hayatta kalma korkusunun kurallarına sadık kalıyordu. Capcom'un gözlerini açarak onayladığı sözü boşuna değilmiş gibi görünüyor.
Ancak bu duygunun geçerlilik süresi o kadar uzun değildi. Malikaneden kaçtıktan sonra gerçek oyunun başladığı an, tanıdık korku kayboldu ve daha tanıdık bir 'grind' kokusu yükselmeye başladı. Ekranı dolduran simgeler, "Ahşap eksik" ve "Gıda gerekiyor" gibi bildirim mesajları. Evet. Bu oyunun gerçek yüzü, zombili bir oyunun kılığına girmiş 'savaş simülasyonu (SLG)' idi. Zombilerden kaçan bir hayatta kalan değil, kaynakları toplayıp üssü güçlendiren ve birlik üreten bir 'komutan' olmalısın. Joycity hangi şirket? 'Gunship Battle', 'Karayip Korsanları' gibi savaş oyunlarıyla tanınan bir yer. Onların 'acı' savaş sistemi, Biohazard'ın kılığına girmiş durumda.
Buradan itibaren beğeniler keskin bir şekilde ayrılıyor. Orijinal hayranlar, "Bildiğim Leon zombilerin kafasını uçuruyordu, ağaç kesmeye gitmiyordu!" diyerek hayal kırıklığını dile getirebilir. Ancak soğukkanlı bir iş perspektifinden bakıldığında, bu oldukça zeki, belki de kurnaz bir strateji. Dünyanın en çok para kazanan mobil oyun türü olan 'strateji'ye, dünyanın en ünlü zombi IP'sini eklemiş durumda.
İlginç olan, bu oyunun sunduğu 'kapitalist gerçeklik'. Orijinalde ana karakterler bir tabanca ile zorlukların üstesinden gelirken, bu oyunda 'nakit' en güçlü silah haline geliyor. Son güncellenen 2. nesil kahraman 'Chris Redfield' veya iyileştirici rolündeki 'Rebecca Chambers'ı elde etmek için, zombilerle değil, şans tabanlı öğe çekilişi (Gacha) ile mücadele etmelisin. "Şansını dene (Spin Your Luck)" etkinlik afişine bakarken, zombilerin ısırıp öldürmesinden daha korkutucu olanın gelecek ayın kredi kartı ekstresi olduğunu hissetmek gazetecinin tek başına hissettiği bir şey değil. Elbette, ücretsiz de oynanabilir ama dev birliklerin (gild) hakim olduğu bu acımasız dünyada 'sıradan bir vatandaş' olarak hayatta kalmak hiç de kolay değil.
Ancak bu oyunu sadece eleştirmek için harcamak da israf olur. Final Fantasy'nin illüstrasyonlarıyla ünlü ustası 'Yoshitaka Amano'nun tasarladığı orijinal yaratık 'Mortem' kesinlikle tuhaf ve güzel. Ayrıca, Koreli bir geliştirici şirket tarafından yapıldığı için Korece dublaj ve altyazı kalitesi "Gerçekten yerli" dedirtecek kadar harika. Yabancı oyun şirketleri, Koreceyi çeviri programıyla yapmış gibi sunarken, kendi dilinde konuşan Leon ve Claire'i görmek oldukça keyifli. Ancak, bazı karakter illüstrasyonlarında ortaya çıkan 'AI üretim şüphesi' hayranların kaşlarını çatmasına neden olan bir kusur olarak kalıyor.
Sonuç olarak, 'Biohazard Survival Unit' belirgin bir amacı olan bir ürün olarak tanımlanıyor. 'Korku' kabuğunun içine 'rekabet' arzusunu yerleştiren bir oyun. Oyun mekaniği, 'State of Survival' gibi mevcut zombi strateji oyunlarının kurallarından büyük ölçüde sapmadığı eleştirisi ("Sadece skin değiştirilmiş oyun") olsa da, tanıdık bir tat korkutucu, bir kez yakaladığında üssü yükseltmek için geceyi gündüze katacak kadar bağımlılık yaratan bir unsur olarak kabul edilebilir.
Özetle, bu oyun "Biohazard hayranıysanız bir kez olsun ziyaret etmeye değer bir tema parkı, ancak strateji oyunu meraklısı değilseniz uzun süre kalmak için giriş ücreti pahalı bir tema parkı". Anılarınızı anımsayın, ancak cüzdanınızı sıkı tutmayı unutmayın. Raccoon City'nin zombileri beyninizi hedef alıyor ama Survival Unit'in sistemi cüzdanınızı hedef alıyor.

