50 milyonun coştuğu delilik... Naver web romanı ‘Korkunç Dönüş’ün kalitesi

giriş:

Delinin dünyayı değiştirdiği... Klişeleri alt üst eden ‘Korkunç’ İza Ha’nın tuhaf bir dönüşüm hikayesi

[Magazine Kave=Choi Jae-hyuk muhabiri] Kan ve alkol kokusunun hâkim olduğu ucuz bir tavernada, Jamsui İza Ha, bir gün dünyanın kanla boyanacak ‘Korkunç (狂魔)’ olduğunu fark eder. Geçmişin anıları ve geleceğin hisleri çarpıştığında, zamanı bükülür. Naver web romanı yazarlarından Yoo Jin-sung’un ‘Korkunç Dönüş’ü tam da bu noktada doğar. Dünyayı alt üst eden deli, ne zaman geri dönecek ve ne yapacak? Tekrar deli olmamak için çırpınacak mı, yoksa bu sefer dünyayı deli mi edecek?

İza Ha, önceki yaşamında zaten dünyanın korktuğu bir varlıktı. Hiç kimsenin yaklaşamayacağı bir güç ve tahmin edilemez bir delilik, ve o kılıcın ucunda yok olan sayısız hayat. Ancak sonunda kalan şey zafer değil, derin bir boşluktu. Yeniden doğduğunda gözlerini açan İza Ha’nın elinde kanlı bir kılıç değil, bir şişe alkol vardı. Ham arzularla hareket eden canavar, sıradan bir Jamsui’nin bedenini elde ettiğinde, eser acı bir mizah ile ikinci hayatına başlar.

Delinin gözünden görülen dövüş dünyası, sıradan olmayan ‘dönüşüm’

‘Sıradan bir yaşam’ İza Ha’ya yasaklanmıştır. Tavernalar, dövüş dünyasının en ön cephesinde, güçlü karakterlerin dolaştığı yerlerdir. O, Jamsui olarak onların işlerini yaparken, önceki yaşamının hisleriyle rakiplerinin gücünü okur. Konuşma tarzı ve yürüyüşüyle ustaların seviyesini ölçen sahneler, okuyucuyu ‘bir kez deli olmuş birinin’ bakış açısıyla dövüş dünyasını gözlemlemeye yönlendirir.

Bu eserin dönemsel arka planı da ilginçtir. Eski güç grupları veya ünlü okulların sisteminin kurulmasından önce, karmaşanın geçiş dönemidir. İza Ha, standart bir tarihin yazılmasından önceki zaman diliminde, gelecekte efsane olacak güçler ve karakterler arasında dolaşır. Önceki yaşamın anılarına sahip olan İza Ha’nın oyunu nasıl yeniden kurduğunu izlemek, bu eserin temel izleme noktasıdır.

Çatışmanın merkezinde İza Ha’nın içsel mücadelesi vardır. O, önceki yaşamının deliliğini hatırlarken, daha acımasız olabileceği ya da değişebileceği bir kavşakta durmaktadır. İlginç olan, onun önceki yaşamının düşmanlarına yaklaşma şeklidir. İhanet edeceğini bilmesine rağmen yanına alıp izlerken, tuhaf bir ilişki kurma süreci, basit bir intikam hikayesinin ötesinde derinlik sunar.

Önceki yaşamın düşmanlarıyla kurulan tuhaf ittifak ve ‘Üç Felaket’

İza Ha’nın etrafında, şeytan tarikatının tuhafları, sorunlu dehalar, inzivaya çekilmiş ustalar gibi her türlü insan grubu toplanır. Çoğu, önceki yaşamın kötü kaderi ya da geçici tanıdıklardır. İza Ha, onları kesmek yerine yeni bir yöne yönlendirir. Özellikle dünyayı sarsacak ‘Üç Felaket’ ortaya çıktığında, hikaye bireysel kefareti aşarak evrensel bir dönüm noktasına genişler. Bu devasa akışın nereye yönlendiği, eserin zirvesidir.

Hikayenin ikinci yarısına doğru İza Ha, neden Korkunç olduğunu ve o dönemi yöneten yapısal çelişkilerin ne olduğunu doğrudan görür. Deliliğin, basit bir bireysel karakter çöküşü değil, dünyanın bireyi sıkıştırmasının bir sonucu olabileceğini fark eder. Sorunlu karakterlerin bir araya gelerek sonraki neslin tarihini değiştirecek bir güç oluşturma süreci, dövüş türünde nadir görülen uzun vadeli bir anlatı tasarımı sunar.

‘Delilik’ ve ‘Yetenek’ ile yaratılan eşsiz karakter

‘Korkunç Dönüş’ün gücü, sıradan bir dönüş hikayesini ‘delilik’ karakteri ile bükmesindedir. İza Ha, soğukkanlı bir stratejist değildir. Duygularına kapılır, öfkelenir ve tuhaf davranışlar sergiler. Ancak, bu doğaçlaması, ironik bir şekilde dünyayı hareket ettiren güç haline gelir. Yoo Jin-sung’un kendine özgü bilinç akışı tekniği, bu karakterin inandırıcılığını artırır. Dağınık görünen monologlar biriktiğinde, devasa bir anlatı akışına dönüşür ve okuyucu yazarın titiz tasarımına hayran kalır.

Dünya görüşü tasarımı da iddialıdır. Bu eser, gelecekte dövüş türünün ‘klişesi’ haline gelecek tasarımların kökenini ele alır. Eski güç grupları ve şeytan savaşları gibi tasarımlar pekişmeden önce, birinin seçimi ve tesadüflerin üst üste gelerek tarih haline geldiği süreci çizer. Dövüş türüne aşina olan okuyucular, bu tür varyasyonlardan gelen zevki daha fazla hissederler.

Savaş tasvirleri de sıralı bir sistem yerine güç ve psikolojik savaş, bağlamı önemser. Teknik açıklamalardan ziyade, duygular ve anlatının uzantısında savaş gerçekleşir, bu da yoğunluğu artırır. Ancak, geniş hacim nedeniyle, ikinci yarıda yan karakterlerin hikayeleri biraz belirsizleşebilir ve dövüş türüne yeni başlayanlar için bazı zorluklar yaratabilir.

Yine de ‘Korkunç Dönüş’ün 50 milyon görüntülenme alarak sevilmesinin nedeni, karakterlerin insani çekiciliğindedir. Her birinin kendi hikayesi ve arzusu olan insanlar, Korkunç’un yanında gülüp, savaşarak ve barışarak geçirdikleri süreç, dövüş türü kılıfı altında bir insan dramıdır. Bir kez deli olmuş birinin tekrar insanlar arasında durma süreci, hayallerini terk eden herkes için derin bir teselli sunar.

İlişkilerden yorulmuş ve dünyayı zor bulanlar için bu eserin ‘delice mizahı’ beklenmedik bir özgürlük hissi sunar. Gülümsemenin arkasında gizli keskin içgörü ve sıcak bir duyguyu deneyimlemek istiyorsanız, ‘Korkunç Dönüş’ asla pişman olmayacağınız bir seçim olacaktır.

링크가 복사되었습니다
검색어를 입력하고 엔터를 누르세요
×