
[KAVE=İtaerim Gazeteci] Acil servis kapısı her açıldığında kan, toprak ve yağ kokusu bir anda üzerinize gelir. Ambulans görevlisi sedyeyi içeri soktuğunda, doktorlar, hemşireler ve teknisyenler 'Avengers' gibi karışarak altın zamanı zorla yakalarlar. Netflix dizisi 'Aşırı Travma Merkezi', bu karmaşık birkaç dakikayı her bölümün temel nefesi haline getiren bir yapımdır. Savaş alanından dönen travma cerrahı Baek Kang-hyeok (Ju Ji-hoon), Kore Üniversitesi Hastanesi Aşırı Travma Merkezi'ne atanmasıyla başlayan yeniden yapılandırma projesi ve bu süreçte hayatta kalmaya çalışan insanların hikayesidir.
Eğer 'Grey's Anatomy' doktorların romantizmine odaklanıyorsa, 'Good Doctor' otizm spektrumundaki bir doktorun gelişimini ele alıyorsa, 'Aşırı Travma Merkezi' hastaneye taşınmış 'Mad Max: Öfkeli Yollar' gibi aksiyon odaklı bir tıbbi dramadır. Ancak, ateş püsküren gitar yerine defibrilatör var ve savaş delisi yerine yaşam takıntılı birisi var.
Başarısız Bir Kuruluşa Düşen Savaş Kahramanı
Kore Üniversitesi Aşırı Travma Merkezi, başlangıçtan itibaren 'Ofis' dizisindeki Dunder Mifflin'den daha başarısız bir kuruluşa benziyor. Açılış adı altında yüzlerce milyar destek almasına rağmen, performansı dipte ve personeli 'Titanik'in kaçış botu gibi çoktan kaçmış durumda. Sadece isim olarak merkez, gerçekte acil servisin yanında terkedilmiş bir 'kayıp' bölüm. Hastane yönetimi için bütçeyi emen bir baş belası ve sahadaki sağlık çalışanları için de "burada uzun kalırsan hayatın mahvolur" dedikodalarının dolaştığı bir yer.
Kimse bu departmanı kurtarmalıyız diye düşünmezken, aniden tanıdık olmayan bir isim ortaya çıkıyor. Sınır Tanımayan Doktorlar'dan gelen, Suriye ve Güney Sudan gibi çatışma bölgelerinde her türlü kurşun yarasını dikip hayatta kalmış şüpheli bir cerrah, Baek Kang-hyeok. 'Rambo'nun ormandan döndüğü gibi, o da savaş alanından döndü. Ancak Rambo bıçak tutarken, Kang-hyeok bisturi tutuyor.
İlk sahneden itibaren karakteri, 'Iron Man' Tony Stark'ın mağaradan kaçış sahnesi kadar net bir şekilde çekiliyor. Taksiden inip helikopter pistine koşan bir adam, takım elbise giymesi gereken bir zamanda, zaten ameliyat giysilerini giymiş bir cerrahın hastanın karnını açtığı sahne. Hastane müdürünün hazırladığı gösterişli tanıtım metni, 'Rüzgar Gibi Geçti' filmindeki Scarlett'in elbisesi gibi havaya uçuyor ve kamera hemen kanlı ameliyat sahnesine geçiyor.
"İnsanları kurtarmak için geç kaldım, bunun için özür dilemem gerektiği mantıklı mı?" gibi doğrudan bir tutum, bu dizinin genel tonunu önceden gösteriyor. Kang-hyeok için hastane sistemi, korunması gereken bir kural değil, hastaları öldüren bir engel gibidir. 'Karanlık Şövalye'nin Batman'i "Yasanın üstünde adalet vardır" diye inanıyorsa, Kang-hyeok "Kuralların üstünde yaşam vardır" diye inanıyor.

Garip Bir Topluluk 'Avengers Travma Ekibi'
Onun liderliğindeki aşırı travma ekibi gerçekten garip bir topluluktur. 'Avengers' kendi süper güçlerine sahip kahramanların bir araya geldiği bir grupsa, travma ekibi kendi travmalarına sahip doktorların bir araya geldiği bir gruptur. İdeal olarak travma cerrahisi hayalini kurarken, gerçeklikle yüzleşip alaycı hale gelen fellow Yang Jae-won (Choo Young-woo), 5 yıllık hemşire olarak her zamankinden önce sahaya atılan ama her zaman sistemin duvarına çarpan Cheon Jang-mi (Ha Young).
'Friends' dizisindeki Central Park kafe gibi, bunlar da travma merkezi ameliyathanesinde toplanıyorlar. Travma, yüksek risk taşıdığı için bir adım geri duran genel cerrahi, anestezi ve acil tıp doktorları birer birer 'One Piece' in saman şapkalı korsanları gibi içeri çekiliyor. Başlangıçta herkes "O deliyle uzun süre takılmamalıyım" diyerek mesafeli duruyor ama ardı ardına gelen çoklu travma hastaları, otobüs devrilmesi, fabrika çökmesi, askeri kazalar gibi felaket durumları karşısında bu insanlar seçim yapmak zorunda kalıyor. Kaçmak ya da birlikte koşmak.
Her bölüm neredeyse '911 terörü' veya 'Titanik'in batışı' gibi bir belgesel gibi başlıyor. Dağdan düşen dağcı, otoyolda zincirleme kaza, inşaat alanında vinç devrilmesi, askeri üste patlama gibi, bedensel sınırları zorlayan durumlar 'Final Destination' serisi gibi sürekli ortaya çıkıyor. Her seferinde altın zaman, yani kaza sonrası 1 saat içinde hastayı ameliyat masasına kaldırıp kaldıramayacağınız, sonucu belirliyor.

Ambulans içinde, helikopterde, acil servis girişindeki birkaç dakika, yaşam ve ölüm sınırı olarak çiziliyor. '24'ün Jack Bauer'ı 24 saat içinde terörü durdurmak zorundayken, Kang-hyeok 1 saat içinde hayat kurtarmalı. Kamera, hastanın kırık kaburgalarını, yanmış derisini, dışarı fırlamış organlarını 'Walking Dead' zombileri kadar inatla takip ediyor ama bunu gereksiz yere acımasızca tüketmeden 'zamanla savaşan sahne'nin gerçekliğiyle sürüklüyor.
Travma merkezinin içine girdiğinizde, başka bir savaş bekliyor. Kang-hyeok, savaş alanında öğrendiği yöntemle 'gerekirse kuralları değiştiren' bir tarzda. Yetersiz personeli doldurmak için diğer branşlardan asistanları 'Doctor Strange'in zaman taşını kullanması gibi zorla çağırıyor, ameliyathane atamalarını tek taraflı olarak değiştiriyor ve helikopter yerleştirmeleri konusunda hastane yönetimiyle doğrudan karşı karşıya geliyor.
Onun en büyük düşmanı kurşun değil, doktorlardan daha çok bütçeyi öncelikli kılan planlama müdürü Hong Jae-hoon (Kim Won-hae) ve siyasi hesaplarla merkezi sarsan hastane müdürü, ayrıca bakanlar ve bürokratlardır. 'House of Cards'ın Frank Underwood'u güçle savaştıysa, Kang-hyeok yaşamın değeriyle savaşıyor. Kang-hyeok, bu kişilerle karşılaştığı sahnelerde neredeyse 'Captain America'nın Shield merkeziyle karşı karşıya geldiği gibi kahraman filmi başrolü gibi tasvir ediliyor. Toplantı odasına bir kask fırlatıp, "Şu anda bile birileri ölüyor" şeklinde bir beyanat veriyor.
Ancak dizi, Kang-hyeok'u 'Superman' gibi tek taraflı bir kahraman olarak tasvir etmiyor. Geçmişteki çatışma bölgelerinde yaşadığı travma, 'kurtarılabilen ama kaybedilen hasta' konusundaki suçluluk duygusu, hastane içindeki siyasi mücadelelerde geri planda kalma deneyimi, 'Bruce Wayne'in çocukluğu gibi zaman zaman ortaya çıkıyor. Onun için travma merkezi sadece bir iş değil, hayatta kalmak için tutunduğu son inanç gibidir.
Bu inanca 'zombi virüsü' gibi bulaşarak, Yang Jae-won ve Cheon Jang-mi, ayrıca başlangıçta travma ekibini 'iş kaybı yeri' olarak gören Han Yu-rim (Yoon Kyung-ho) gibi doktorlar da yavaş yavaş tutumlarını değiştiriyor. Her biri "vazgeçmeme nedeni" bulma süreci, ikinci yarının duygusal eksenini oluşturuyor. 'Yüzüklerin Efendisi'ndeki Frodo'nun yüzüğü yok etmek için yola çıkarken arkadaşlar edinmesi gibi, Kang-hyeok da travma merkezini kurtarma yolculuğunda arkadaşlar edinir.

Bu arada hastane dışında, gerçeklik duvarı her an merkezi yıkmaya hazır. Sağlık çalışanları grevi ve tıp fakültesi kontenjanı çatışmasının ardından, sağlık sektörü genelinde sarsılan toplumsal arka plan, dizinin dışına serilmiş durumda, bu nedenle izleyiciler bu diziyi basit bir türden daha fazlası olarak kabul ediyor. Gerçek bölgesel travma merkezinin kötü koşulları ve personel eksikliği, medyada ardı ardına ele alındıkça, "'Aşırı Travma Merkezi' gerçeği yeniden gözler önüne serdi" analizi yapılmaya başlandı.
Elbette dizi içindeki dünya, gerçeklikten çok daha aşırı ve çok daha 'kahraman dostu'. İşte burası eleştirinin noktası. 'Mad Men' 1960'ların reklam sektörünü ele alırken, gerçek reklamcılar "Böyle harika değil" derken, gerçek travma cerrahları da "Böyle kahramanca değil" diyorlar.
Kore Usulü Tıbbın Tamamlanmış Hali
Eser açısından 'Aşırı Travma Merkezi', Kore usulü tıbbi dizinin formülünü 'Star Wars' ışın kılıcı kadar iyi düzenleyen bir yapım. Tipik bir yapıyı takip ederken, gereksiz detayları en aza indiriyor. 8 bölümlük kısa formatta hasta hikayeleri, ekip gelişimi, hastane politikası ve baş karakterin kişisel hikayesini hepsini içermesi gerektiğinden, yan karakterlerin derinliği bir miktar feda ediliyor ama ana eksenin ritmi 'Bullet Train' gibi hızlı ve doğrudan.
Koşu süresinin çoğunu sahada ve ameliyathanede harcayarak, 'söz' yerine 'hareket' ile ilerlemeyi tercih etmek de bir avantaj. 'Mad Max: Öfkeli Yollar' diyalogları en aza indirip aksiyonla öne çıkarken, 'Aşırı Travma Merkezi' de toplantıları en aza indirip ameliyatla öne çıkıyor.
Yönetim, OTT çağında hızın 'Netflix'in otomatik oynatma düğmesi kadar iyi anlaşıldığı bir noktada. İdae Seoul Hastanesi, Bestian Hastanesi gibi gerçek hastane alanları çekim yeri olarak kullanıldığı için, setin kendine özgü yapay hissi daha az. Geniş lobiler ve koridorlar, helikopter pisti ekrana doğrudan geliyor ve helikopterin inişi sırasında arka planda oluşan rüzgar ve gürültü, 'Top Gun: Maverick' savaş uçağı sahneleri gibi dokulu bir şekilde yansıtılıyor.
Acil servis ve ameliyathane sahnelerindeki kamera çalışması da etkileyici. Sallanan elde taşınan kameralar ve yakın çekimleri karıştırarak, izleyiciyi sağlık çalışanlarının hemen yanına yerleştiriyor. '1917' Birinci Dünya Savaşı siperlerinde izleyiciyi yerleştirirken, 'Aşırı Travma Merkezi' izleyiciyi ameliyathaneye yerleştiriyor. Bu sayede Netflix'in kendine özgü 'binge-watching' formatıyla da iyi bir uyum sağlıyor. Her bölüm bittiğinde "Sonraki bölüm" butonuna basmamak zorlaşıyor. 'Stranger Things' veya 'Squid Game' gibi bağımlılık yapan bir ritim.

Ju Ji-hoon'un Baek Kang-hyeok 'Doktor Kıyafeti Giymiş Iron Man'
Her şeyden önce, bu dizinin özünü oluşturan karakter Baek Kang-hyeok'u Ju Ji-hoon'un yarattığıdır. Zaten 'Kingdom'da taç prensi, 'İblis'i Gördüm'de psikopat olarak birçok yapımda güçlü karakterler oynamış bir aktör ama burada travma cerrahı olarak kahraman hikayesinin en iyi kesiştiği noktada duruyor.
Gerçek travma cerrahları, tıbbi detayların doğru olmadığı noktaları işaret ederek "Iron Man gibi bir kahraman hikayesi" olarak değerlendirdikleri de doğrudur. Yine de halkın bu karaktere hayran kalmasının nedeni, Kore dizisinin uzun süre biriktirdiği 'görev bilinci olan deli' karakterinin en tatmin edici şekilde gerçekleştirilmesidir. 'Romantik Doktor Kim Sa-bu'nun Kim Sa-bu'su, 'Stove League'in Baek Seung-soo'su, 'Misaeng'in Oh Sang-sik'i gibi.
Kang-hyeok'un her repliği ve hareketi, uzun bir şekilde meme olarak tüketiliyor. "Altın zamanı koru", "hasta önce gelir", "kurallar sonra" gibi replikler, 'Avengers'ın "Avengers Assemble" kadar çok konuşuluyor.
Elbette bu kahraman hikayesinin sınırlamaları da açıktır. Yapısal bir sorunu baskın bir yetenekle aşan bir fantezi, 'iyi bir doktorun tüm sistemi değiştirebileceği' ayarı, gerçek tıbbi gerçekleri bilen izleyici için bazen rahatsız edici gelebilir. 'Batman' Gotham'ı tek başına koruyormuş gibi gerçek dışıdır.
Gerçek travma cerrahlarının geri bildirimlerine göre, birçok danışmanlık alındığı halde gerçek sahneyle örtüşmeyen sahnelerin sayısı az değildir. Eser kendisini 'fantastik tıbbi aksiyon dramı' olarak tanımladığından, gerçeklik ile aradaki mesafe bir dereceye kadar katlanılmalıdır. Ancak bu mesafe, ikinci yarıda daha da açıldıkça, tıbbi sistem eleştirisinin kahraman hikayesinin süsü olarak tüketildiği hissi de kalıyor.
'Silicon Valley' IT sektörünü ele alırken, gerçek geliştiriciler "Böyle olmaz" derken, 'Aşırı Travma Merkezi' de doktorlar "Böyle olmaz" diyor. Ama bu önemli mi? 'Star Wars' izlerken "Böyle bir süper hızlı hareket mümkün değil" diyen bir fizikçi yok. Bu bir fantezi.
Tıbbi Türün Evrenselliği
Yine de 'Aşırı Travma Merkezi'nin dünya genelindeki izleyicilere hitap etmesi ilginç. Yayınlandıktan 10 gün sonra Netflix'in İngilizce olmayan TV bölümünde global 1. sıraya yükselmesi ve 63 ülkede ilk 10'a girmesi, tıbbi türün evrenselliğini yeniden kanıtlıyor. 'ER', 'Grey's Anatomy', 'House' dünya genelinde sevildiği gibi, 'Aşırı Travma Merkezi' de bu mirası sürdürüyor.
İnsan bedeninin parçalandığı ve kanın aktığı sahneler, hangi ülke izleyicisine olursa olsun ilkel bir gerilim ve empati uyandırır. Üzerine 'altın zaman' gibi net bir zamanlayıcı ve "O kişi öldürülmemeli" gibi güçlü bir etik önerme eklenince, dizinin sınırları beklenmedik bir şekilde kolayca yıkılır. Bu açıdan bu eser, Kore usulü duygularla küresel tür dilinin kesişim noktasını 'Parasite' veya 'Squid Game' gibi oldukça ustaca bulmuş bir örnektir.
'Romantik Doktor Kim Sa-bu' veya 'ER' gibi tıbbi türü seven ve buna daha cesur aksiyon ve OTT ölçeği eklenmiş bir versiyon izlemek isteyen izleyiciler için neredeyse zorunlu bir kurs. Hastane alanının basit bir melodram sahnesi değil, gerçek bir 'Normandiya Çıkarması' savaş alanı gibi hissettiren bir eser arıyorsanız, 'Aşırı Travma Merkezi' kalp atışınızı yeterince artıracaktır.
Tersine, tıbbi dramalarda 'House' veya 'Good Doctor' gibi titiz gerçekçilik ve yapısal düşünceleri öncelikli kılan izleyiciler, bu eseri izlerken birkaç kez kafalarını sallayabilirler. Hasta vakalarının zorluğu, ameliyat sahnelerinin detayları, doktorların organizasyon içindeki yetki alanları gerçeklikten yabancı gibi hissedilebilir. Bu durumda, bu dizi bir belgesel değil, "Kore tıbbi gerçekleri arka planında bir kahraman hikayesi" olarak kendinize önermekte fayda var. 'Iron Man' izlerken "Böyle bir zırh yapılamaz" demediğiniz gibi.
Ve en önemlisi, güncel haberlerde sağlık grevleri, tıp fakültesi kontenjanları, bölgesel travma merkezinin kötü gerçekleriyle karşılaşarak belirsiz bir kaygı ve öfke hisseden biriyseniz, 'Aşırı Travma Merkezi' aracılığıyla duygusal bir çıkış bulma olasılığınız yüksektir. Gerçek hayatta karşılaşması zor olan süper insan travma cerrahı, ekranda bile olsa sisteme karşı bağırıyor ve tüm bedeniyle altın zamanı korumaya çalıştığı sahne bir tür tatmin sağlıyor.
'Karanlık Şövalye' izlerken Gotham'da Batman'in olmasını istemek gibi, 'Aşırı Travma Merkezi' izlerken hastanemizde Baek Kang-hyeok'un olmasını istemek gibi. Ancak kapanış kredileri yükseldikten sonra, gerçek travma merkezinin gerçeklerini ele alan bir makale veya röportaj bulursanız, bu dizi basit bir tatminin ötesinde bir anlam kazanacaktır.
Kahraman hikayesinin heyecanıyla, 'Bu altın zamanı gerçek hayatta nasıl koruyacağız?' sorusu doğal olarak takip eden bir eser. Böyle bir soruyu seve seve üstlenmek istiyorsanız, 'Aşırı Travma Merkezi' şu anda oldukça anlamlı bir seçimdir. Baek Kang-hyeok'un helikopter pistinden koşarak indiği sahneyi izlerken, kendimize soruyoruz. "Toplumumuzda altın zamanı koruyacak bir sistem var mı?" Ve bu soruya cevap verecek cesaretimiz varsa, bu dizi basit bir Netflix Kore dizisi olmanın ötesinde, zamanın bir aynası işlevi görecektir.

