Çongdamdong Küçük Sokaklarında Karşılaşılan 'Uluslararası Modern Sanat'

schedule giriş:
이태림
By İtaerim 기자

2020 Şubat'ta Açılan 'Galeri 508'

[KAVE=İtaerim Gazeteci] Yüksek döviz kurları gibi önemli ekonomik haberlerin akın ettiği bir dönemde, Seul Gangnam Çongdamdong sokaklarının bir yerinde çok daha yavaş ve hassas değişimler devam ediyor. Büyük müzelerin veya dev galerilerin gösterişli tabelalarının arkasında, şehir merkezindeki küçük bir alan, bir şehrin ‘sanat duyarlılığını’ değiştirebiliyor. Çongdamdong konut bölgesinin yamaçlarında yer alan ‘Galeri 508’ de böyle yerlerden biri. Ölçü ile yarışmayan, ancak alanı, sergileri ve sanatçı kadrosu ile yurt dışındaki ziyaretçilere yeterince açıklanabilir bir kişilik oluşturan bir galeri.

Galeri 508, 2020 Şubat'ta kapılarını açtı. Açılış tarihi, COVID-19 pandemisinin tüm dünyayı etkisi altına almadan hemen önceydi. Müze ve galerilerin kapandığı, uluslararası sanat fuarlarının peş peşe iptal edildiği bir dönemde yeni bir başlangıç yapması, oldukça cesur bir adım olarak değerlendirilebilir. Bu alan, Kore'nin önde gelen mimarlarından Seung Hyo-sang tarafından tasarlanan bir binanın içinde yer alıyor. Çongdamdong'un hareketli alışveriş caddesinden bir blok geri çekilmiş bir konumda, dış görünümünü sergilemek yerine iç mekanın akışını, ışığını ve duvar yüksekliğini hassas bir şekilde ayarlayan ‘küçük bir müze’ atmosferi sunuyor. Galeri 508, “Sanatın çeşitli yaratımlarını tanıtmayı ve sanat eseri edinme eşiğini düşürmeyi” hedeflediğini belirtmiştir.

Çongdamdong, yurt dışındaki okuyucular için lüks marka mağazalarının toplandığı alışveriş caddesi olarak daha iyi bilinmektedir. Ancak Kore'de bu bölge, uzun zamandır ‘galeri sokağı’ olarak işlev görmektedir. Büyük ticari galeriler, deneysel yeni alanlar, moda evleri ve sanat alanlarının karıştığı benzersiz bir mahalledir. Galeri 508, bu bölgenin coğrafyasını iyi kullanıyor. Yabancı ziyaretçiler, Gangnam'ın gösterişli alışverişinin tadını çıkarırken, birkaç adım attıklarında küçük bir beyaz kutuda uluslararası modern sanatla karşılaşacakları bir yapıdadır. Turistik rotayı ve günlük rotayı doğal bir şekilde sanata yönlendiren ‘küçük bir kapı’ rolünü üstlendiği söylenebilir.

Galeri 508'in kendini tanıtması ilginçtir; kendisini ‘uluslararası modern sanatın geçidi’ olarak tanımlıyor. Bu galeri, Batı sanat tarihini süsleyen ustalar, 20. yüzyıl modern sanatını keşfeden sanatçılar ve gelecekte sanat tarihini yazacak genç sanatçılarla birlikte çalışacağını taahhüt ediyor. İzlenimcilik akımını dünyaya tanıtan sanatçı Paul Durand-Ruel örneğini vererek, ‘sanatçılar ile halkı birleştiren köprü’ olarak galeriye geleneksel rolünü 21. yüzyıl versiyonu ile sürdürme niyetini de ifade ediyor.

Bu beyanın sadece bir retorikten ibaret olmadığını sergi geçmişinde görmek mümkündür. Galeri 508, Fransa modern sanatının ustalarından Jean Pierre Raynaud'un 60 yıllık çalışmalarını ve daha önce yayımlanmamış yeni eserlerini sergileyen bir sergi planladı. Bu sergi, Raynaud'un kişisel koleksiyonuna dayanan eserlerini Koreli izleyicilere tanıtan bir etkinlikti ve Galeri 508, “Kore merkezli bir galeri olarak onun önemli koleksiyonunu ilk kez küratörlüğünü üstlendiğini” vurguladı.

Raynaud ile sınırlı değil. Fransa'nın heykel ustası Bernar Venet, İspanyol soyut heykeltıraş Eduardo Chillida, Belçikalı Paul Bury gibi sanatçılar da bu galerinin sanatçı listesinde yer alıyor. Burada Koreli sanatçılar Bae Joonsung, Park Sinyoung gibi isimler de yer alıyor. Yurt dışından gelen izleyiciler açısından, tanıdık Batı modern sanatının soy ağacını takip ederken, doğal bir şekilde Koreli sanatçının eserine yönlendiren bir yapı oluşuyor. Uluslararası ve yerel unsurlar bir arada bulunuyor.

Galeri 508'in sergileri sadece ‘ithal ustaların retrospektifi’ ile sınırlı kalmıyor. Örneğin, mimar Seung Hyo-sang'ın çalışmalarını vurgulayan ‘Soulscape’ sergisi, bir mimarın düşünce sürecini mimari planlar, modeller ve çizimler aracılığıyla gözlemleme fırsatı sunuyordu. Son zamanlarda, manzara resimlerine dayanan resim dilini genişleten Lee Junho'nun kişisel sergisi ‘Yaraların Yeri, Çiçek Açıyor’ ile, tuvali bıçakla kazıma eylemini yaralar, iyileşme ve yaşam gücünün görsel dili olarak sunmuştur. Bu tür bir küratörlük, ‘usta’ ile ‘çağdaş deneysel’ ayrımını yapmadan tek bir akış içinde sunma biçimidir.

Yurt dışındaki okuyucular açısından, Galeri 508'in güçlü yönü, Doğu Asya sanat pazarının güncel durumunu çok küçük bir ölçekle göstermesidir. Kore modern sanatı, son on yıl içinde dünya sanat fuarlarının önemli konularından biri haline geldi. Seul'de zaten büyük galeriler dünya çapında bir ağ kurarak faaliyet gösteriyor, ancak sanat ekosistemini sağlıklı kılan güç, nihayetinde orta ölçekli ticari galerilerden gelmektedir. Uluslararası sanatçıların eserlerini Kore pazarına tanıtmak ve aynı zamanda Koreli sanatçıları yurt dışındaki koleksiyoncularla buluşturmak, bu kişilerin ellerinden geçmektedir. Galeri 508, tam da böyle bir ‘orta merkez’ konumundadır.

Bir diğer ilginç nokta, Galeri 508'in ‘koleksiyoncuların tabanını genişletmeyi’ kendi misyonu olarak benimsemesidir. Kore sanat pazarı, son birkaç yıl içinde genç koleksiyoncu tabanının hızla büyüdüğünü göstermektedir. IT, finans ve girişimcilik sektörlerinde birikimlerin artmasıyla, sanat eserlerini basit bir lüks değil, bir varlık portföyünün bir türü olarak kabul etme eğilimi de yayılmaktadır. Galeri 508, “sanat eseri edinme eşiğini düşüreceğiz” diyerek, mevcut azınlık VIP müşterilere bağımlı kalma yönteminden uzaklaşarak yeni izleyiciler ve potansiyel koleksiyoncuları çekmeye odaklandığı görülmektedir.

Gerçekten de bu galeri, Korece ve İngilizceyi birlikte kullanan bir web sitesi, yurt dışındaki izleyicilerin kolayca erişebileceği sergi rehberleri ve nispeten dostane metinler sunmaktadır. Küresel turistlerin arttığı Seul'de, dil engeli nedeniyle Kore galerilerinin kapısını geçemeyen yabancılar için oldukça önemli bir nokta. ‘Çongdamdong'un lüks alışveriş rotası’ ile yetinip dönen ziyaretçiler, dil açıklamalarını takip ettiklerinde, doğal bir şekilde Kore modern sanatının bir kesitini deneyimleme fırsatı buluyorlar.

Galeri 508'in stratejisi, kısa vadeli sonuçlar hedefleyen saldırgan bir genişleme yerine, sakin bir ilişki kurmaya yakındır. Galeri 508, kendisini “sanatçılar ve koleksiyoncular arasında kalıcı yaratıcı ilişkiler kuran bir yer” olarak tanımlıyor. Temsilci ve direktör, sanatçılarla uzun süreli diyaloglar kurarak, bu eserleri sürekli olarak sergileyerek ve aynı zamanda koleksiyonculara uzun vadeli bir perspektiften eserlerin değerini açıklama yolunu izliyor. Tek seferlik yıldız sergilerden ziyade ‘sürdürülebilir ilişkileri’ vurgulayan strateji, dalgalı sanat pazarında güvenilir bir varlık olarak işlev görüyor.

Yurt dışındaki okuyucular açısından, Kore'deki bir galeriyi nasıl değerlendirmeliyiz? Uluslararası sanat pazarı artık New York, Londra, Paris, Hong Kong gibi geleneksel merkezlerin ötesine geçerek, Seul, Şanghay, Tayvan gibi şehirlerin yeni bir eksen olarak katıldığı bir yapı sergiliyor. Bu süreçte önemli olan, sadece işlem hacmi veya satış fiyatı değil, her şehrin hangi sanatsal dili ve küratörlük anlayışını dünyaya gösterdiğidir. Galeri 508, ‘usta merkezli bir güven’ ile ‘çağdaş sanatçılara duyulan merak’ı birleştirerek, Seul şehrinin sahip olduğu sanatsal karakteri küçük ölçekle yansıtmaktadır.

Çongdamdong sokaklarında yürürken, camdan görünen beyaz duvarlar ve sakin aydınlatmalar, bir duvarı kaplayan soyut heykel ve birkaç tablo ile karşılaşırsanız, oranın Galeri 508 olma ihtimali yüksektir. Büyük müzeler gibi gösterişli açıklama tabelaları olmasa da, eserler ve mekan önce konuşan bir yer. Yurt dışındaki okuyuculara bu küçük galeriyi tanıtmanın nedeni basit. Bir şehrin sanatı, nasıl günümüzü düşündüğünü ve geçmişin ustaları ile geleceğin sanatçılarını nasıl bir araya getirdiğini, bu kadar yoğun bir şekilde gösteren bir yer bulmak pek yaygın değildir.

×
링크가 복사되었습니다